supply feed nutrition handmaiden servant nourishment feeding infeed nurture nurse fostering girl servant brought up in the household leadin nurse child sustentation handmaid servant girl housemaid alimentation nourishing lead in sustenance input gavage feeder shim sustention waiting maid nurturing raising, keeping (an animal) servant girl brought up as a member of a household colony lead-in nourish raise breed foster keep harbor feed on suckle rear embosom to reinforce to nourish support (animal) to fatten to fill up maintain cultivate cherish bring up entertain harbour fodder to cherish, nurture (a thought, a feeling) to feed to support harbour [Brit.] to prop up or raise (something) with; to shim (something) with. Besle kargayı, oysun gözünü. Feed the crow and it will pick out your eyes (said when someone returns evil for good) to fatten (an animal) bear bred (for one stream) to feed (another) to raise, keep (an animal): Tavuk beslerdi. He used to raise chickens to feed, to nourish; to breed, to raise, to rear; to keep, to support, to maintain; to cherish, to nurse, to bear, to harbour threading
besleme
supply
tr
besleme
feed
en
besleme
nutrition
en
besleme
handmaiden
tr
besleme
servant
en
besleme
nourishment
en
besleme
feeding
en
besleme
infeed
ry
besleme
nurture isim
tr
besleme
nurse isim
tr
besleme
fostering isim
tr
besleme
girl servant brought up in the household
tr
besleme
leadin
tr
besleme
nurse child
tr
besleme
sustentation isim
tr
besleme
handmaid isim
tr
besleme
servant girl
tr
besleme
housemaid
tr
besleme
alimentation isim
tr
besleme
nourishing
tr
besleme
lead in isim
tr
besleme
sustenance isim
tr
besleme
input Hukuk
en
besleme
gavage Tıp
en
besleme
feeder
en
besleme
shim
en
besleme
sustention
tr
besleme
waiting maid
en
besleme
nurturing
en
besleme
raising, keeping (an animal)
en
besleme
servant girl brought up as a member of a household
en
besleme
colony
en
besleme
lead-in
en
beslemek
nourish fiil
tr
beslemek
raise
en
beslemek
breed
en
beslemek
foster
en
beslemek
keep
en
beslemek
harbor fiil
tr
beslemek
feed on
tr
beslemek
suckle fiil
tr
beslemek
rear
tr
beslemek
embosom
tr
beslemek
to reinforce
tr
beslemek
to nourish
tr
beslemek
support
tr
beslemek
(animal) to fatten
tr
beslemek
to fill up
tr
beslemek
maintain
tr
beslemek
cultivate
tr
beslemek
cherish fiil
tr
beslemek
bring up
tr
beslemek
entertain
tr
beslemek
harbour fiil
tr
beslemek
fodder
tr
beslemek
to cherish, nurture (a thought, a feeling)
en
beslemek
to feed
en
beslemek
to support
en
beslemek
harbour [Brit.]
en
beslemek
to prop up or raise (something) with; to shim (something) with. Besle kargayı, oysun gözünü. Feed the crow and it will pick out your eyes (said when someone returns evil for good)
en
beslemek
to fatten (an animal)
en
beslemek
bear
en
beslemek
bred
en
beslemek
(for one stream) to feed (another)
en
beslemek
to raise, keep (an animal): Tavuk beslerdi. He used to raise chickens
en
beslemek
to feed, to nourish; to breed, to raise, to rear; to keep, to support, to maintain; to cherish, to nurse, to bear, to harbour
Beslemek işi Herhangi bir kuruluşu, onun maddi yardımları dolayısıyla körü körüne destekleyen Evlatlık olarak alınan, ev işlerinde çalıştırılan kız, beslek:"Evin içinde yaşlı bir kalfa ve bir besleme ile kalmıştı."- S. M. Alus besleme kız beslemelik Evlâtlık olarak alınan, ev işlerinde çalıştırılan kız, beslek Evde büyüyen ve devamlı evde kalan hizmetci kız TEFNİK tavlandırmak Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için, çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek Eklemek, katmak, çoğaltmak Bir duyguyu gönülde yaşatmak Yedirmek Yetiştirmek Bir duyguyu gönülde yaşatmak:"Uzun müddetten beri şiddetle beslediği bir histi."- Y. K. Beyatlı Semirtmek Yedirmek:"Pembe ekmekler kızartacak, üstlerine tereyağı, reçel, havyar sürecek, onu eliyle besleyecekti."- H. E. Adıvar Yiyecek ve içeceğini sağlamak:"Okulun artıklarıyla otuz kişiden fazla insan besliyorduk."- H. E. Adıvar Eklemek, katmak, çoğaltmak:"Ateş zayıfladıkça besliyor, ateşe gömdükleri mısırlar piştikçe misafirin eline tutuşturuyorlardı."- N. Cumalı Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için, çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek:"Bacaklarımızın altını iki sabun çuvalı ve atların yem torbalarıyla besleyerek sırt üstü yattık."- R. N. Güntekin Maddi yardım yapmak, desteklemek Yetiştirmek:"Herkes kanarya, kedi, köpek beslemez ya!"- H. Taner Yiyecek ve içeceğini sağlamak
BESLEME
Beslemek işi
tr
BESLEME
Herhangi bir kuruluşu, onun maddi yardımları dolayısıyla körü körüne destekleyen
tr
BESLEME
Evlatlık olarak alınan, ev işlerinde çalıştırılan kız, beslek:"Evin içinde yaşlı bir kalfa ve bir besleme ile kalmıştı."- S. M. Alus
tr
Besleme
besleme kız
tr
Besleme
beslemelik
tr
besleme
Evlâtlık olarak alınan, ev işlerinde çalıştırılan kız, beslek
tr
besleme
Evde büyüyen ve devamlı evde kalan hizmetci kız
tr
Beslemek
TEFNİK
tr
Beslemek
tavlandırmak
tr
beslemek
Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için, çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek
tr
beslemek
Eklemek, katmak, çoğaltmak
tr
beslemek
Bir duyguyu gönülde yaşatmak
tr
beslemek
Yedirmek
tr
beslemek
Yetiştirmek
tr
beslemek
Bir duyguyu gönülde yaşatmak:"Uzun müddetten beri şiddetle beslediği bir histi."- Y. K. Beyatlı
tr
beslemek
Semirtmek
tr
beslemek
Yedirmek:"Pembe ekmekler kızartacak, üstlerine tereyağı, reçel, havyar sürecek, onu eliyle besleyecekti."- H. E. Adıvar
tr
beslemek
Yiyecek ve içeceğini sağlamak:"Okulun artıklarıyla otuz kişiden fazla insan besliyorduk."- H. E. Adıvar
tr
beslemek
Eklemek, katmak, çoğaltmak:"Ateş zayıfladıkça besliyor, ateşe gömdükleri mısırlar piştikçe misafirin eline tutuşturuyorlardı."- N. Cumalı
tr
beslemek
Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için, çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek:"Bacaklarımızın altını iki sabun çuvalı ve atların yem torbalarıyla besleyerek sırt üstü yattık."- R. N. Güntekin
tr
beslemek
Maddi yardım yapmak, desteklemek
tr
beslemek
Yetiştirmek:"Herkes kanarya, kedi, köpek beslemez ya!"- H. Taner
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada besleme kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. besleme kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan besleme kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.